Monday, May 21st

Last update:04:20:56 AM GMT

KISA KISA:

Girişimciler Ekolojiyi Çok Sevdi

ekolojiTarımın dışında tekstil, otomotiv, beyaz eşya, oyuncak sektörlerinin yanı sıra inşaat sektörü de ekolojik ürüne yönelmeye başladı. Yeni açılan ekolojik pazarlar ve marketlerin raflarını gıda dışında oyuncaktan deterjana, havludan çamaşık makinasına kadar farklı organik ürünler süzlüyor. Dünyada organik ürünler 35-40 milyar dolarlık bir pazar oluştururken Türkite 150 milyon dolarlık ihracat hacmi ile bu pazardan  düşük bir pay alıyor.

Son yıllarda gıdadan tekstile, oyuncaktan temizlik ve kişisel bakım  ürünlerine kadar birçok alanda ekolojik ürünler günlük hayatımıza girdi. Tarımın dışında tekstil, otomotiv, beyaz eşya, oyuncak sektörlerinin yanı sıra inşaat sektörü de ekolojik ürüne yönelmeye başladı.

Yeni açılan ekolojik pazarlar ve marketlerin raflarını gıda dışında oyuncaktan havluya kadar farklı organik ürünler süslüyor.Organik ürünlerin yaygınlaşmasında, tüketicinin bilinçlenmesi, ev hanımlarının doğal hayata yönelmeleri, genetiği değiştirilmiş ürünlerin sağlığı olumsuz etkilediği yönündeki tartışmalar, üretimde kimyasal desteklerin yarattığı sakıncalar ve doğal kaynakların hızla tükenmesi etkili oldu.

70 Milyar Dolarlık Pazar

Türkiye'de ürünlerinin tüketimi henüz çok düşük seviyede. Üretimde buna bağlı olarak yavaş yavaş artıyor. Dünyada organik ürünlerin 35-40 milyar dolarlık bir pazar oluşturduğu tamin ediliyor. Türkiye ise tahmini hesaplara göre 150 milyon dolarlık ihracat hacmi ile bu pazardan düşük bir pay alıyor. Ancak, bütün ürünlerin organik ürün kategorisinde henüz sınıflandırılmadığnı dikkate alırsak Türkiye'deki pazarın daha büyük olduğu tahmin ediliyor. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ise dünyada organik ürün pazarının 35-40 milyar dolarlık bir hacme ulaştığını 2012 yılı sonunda ise bu rakkamın 70 milyar dolara ulaşacağını söylüyor.

İlgi Hızla Artıyor

2005 yılında yayımlanan Organik Tarım Yönetmeliğinin ardından gerek İstanbul'da gerekse diğer illerde ekolojik gıda ürünleri yaygınlaşmaya başladı.Organik pazarın üretici tarafını harekete geçiren etken ise dış talebin doğal ürünlere kayması ve AB sürecine uyum oldu. 17 Ekim 2006 tarihinde AB uyum süreci gereği Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarım Esasları ve Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi hem üreticileri hem de dağıtım kanallarını harekete geçirdi.Tarım Bakanlığı'nın verilerine göre 2002 yılında 150 olan organik ürün sayısı 2009'da 212'ye ulaştı. 2002  yılında organik üretimle uğraşan çiftçi sayısı 12 bin 428 iken 2009'da organik tarıma yönelen çiftçi sayısı 35 bin 565'e yükseldi.

Türkiye'nin Türkiye'nin ihracatta önemli bir şansı ise Rusya gibi geniş pazarlara ve petrol zengini ülkelere yakın olması. Türkiye bu şansı değerlendirebildiği ve ürün çeşidini arttırabildiği takdirde önemli bir organik ürün ihracatçısı haline gelebilir.

İthal Organiklere Yeni Düzenleme

Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı AB mevzuatındaki değişikliklere uygun olarak, Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin yönetmeliği geçtiğimiz Ağustos ayında yeniledi. Yeni düzenleme yılbaşından itibaren yürürlüğe girerken bazı hükümlerin uygulanması için iki yıllık geçiş süresi belirlendi.

Buna göre organik tarımda topraksız tarıma izin verilmeyecek. bitkisel üretimde kimyasal yöntemlerle elde dilmiş azotlu gübreler kullanılmayacak. Organik gıdalar, tercihen biyolojik, mekanik ve fiziksel metodlarkullanarak işlenecek.

Yönetmelikte, organik tarımda kontrol, setifikasyon  sisteminin işleyişine ilişkin esaslar, yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları, müteşebbisin sorumlulukları, denetim uygulamaları ve cezai yaptırımlar. AB mevzuatına göre yeniden düzenlendi.

Kanuna aykırı hareket eden müteşebbislere ve yetkilendirilmiş kuruluşlara idari para cezaları uygulanacak.

İthal organik ürünlerinsetifikalandırılmasına ilişkin hükümler 2 yıl sonra uygulamaya başlayacak. Buna göre, ithal edilen ürünler Organik Tarım Kanunu kapsamında yurt içinde organik ürün olarak pazarlanacaksa, yeniden sertifikalandırma yapılacak.

Doğal mı Organik mi

Tüketiciler arasında doğal ürünlerle biri birine karıştırılıyor. Bu ürünlerin doğal olması, formulünde birkaç bitkisel öz ve yağ bulundurulduğu anlamına geliyor. Yani doğal demek ürünün organik olması ile ilgili değil. Bir ürünün tamamen doğal yani organik olması için o ürünün organik sertifikası olması gerekiyor. Buda ürünün içeriğinde bulunan hammadelerin ayrı ayrı organik sertifikasının olması demek. Dünya çapında bilinen kurumlarca belirlenmiş sertifika kriterlerine göre üretilen hammadeler organik olarak nitelendiriliyor.

Bu nedenle tüketicilerin alışveriş esnasında, organik ürün sertifikasının olup olmadığını sorgulaması gerekiyor.

Organik ürün sertifikalarını verme yetkisi bağımsız akreditasyon kuruluşlarında. Bu bağımsız kuruluşların ise Türkiye Akreditasyon Kurumu'na akredite olması, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan izin alması gerekiyor.

Sayaç

Bugün 248
Dün 0
Bu Hafta 248
Geçen Hafta 0
Bu Ay 248
Geçen Ay 0
Hepsi 248

MİNİ ANKET

Derneğimiz hangi konularda etkili olmalı?






Sonuçlar