Uzun süredir işsizlikle mücadele eden Türkiye, haziran ayı verilerine göre son 37ayın en düşük işsizlik oranını gördü. İşsizliğin azalmasında Avrupa Birliği uyum süreci gereği çalışma hayatının esnetilmesi, büyüme eğilimi ve hükümet tarafından uygulamaya konan bölgesel kalkınma planları etkili oldu. Hükümetin 2023 yılına kadarki hedefi ise işsizliğin yüzde 5 e indirilmesi, bu hedefe yönelik olarak hazırlanan Ulusal İstihdam Strateji yakında uygulanmaya başlıyor. Türkiye Cumhuriyet tarihinin rekor işsizliğini 2001 ve 2008 krizlerinde yaşadı 2009 yılının şubat ayının işsizlik yüzde 16.1 ulaştı. 2001 yılı krizinde ise Türkiye yüzde 10.3 oranında işsizlikle karşılaşmıştı.
Geçtiğimiz nisan ayında ise TÜİK verilerine göre işsizliğin 30 ay sonra ilk kez tek
haneli rakama yani yüzde 9.9 a gerilediği görüldü. Mayıs ayı verileri ise yüzde 9.4 oranında işsizliğe işaret ediyordu. TÜİK in haziran ayı rakamlarına göre ise işsizlik yüzde 9.2 ye düştü. Bu oran son 37 ayın en düşük işsizlik oranı oldu.İşsizliğin olumsuz dünya koşullarına rağmen azalma eğilimine girmesinin başlıca üç nedeni var. Bunlardan iki AB uyum süreci gereği 2003 yılında başlayarak çalışma hayatının esnekleştirilmesi. İkincisi ise hükümetin bölgesel kalkınma planları ile devreye soktuğu teşvikler ve mesleki eğitim programları. İşsizliğin azalma işareti vermesinin bir diğer önemli nedeni de Türkiye’nin olumsuz koşullara rağmen rekor seviyede büyümemsi. Hükümetin bundan sonraki hedefi ise yeni politikalarla 2023 yılına kadar işsizlik oranı yüzde 5 e çekebilmek.
AB Uyumu Etkilediİşsizliğin azalmasında ilk etken olarak AB iyim sürecinde 2003 yılında başlayarak çalışma hayatında esnek çalışmayı getiren uygulamaların yasallaşması gösteriliyor. 2003 yılında İş yasasında yapılan değişiklikte esnek çalışma ile ilgili maddeler yer aldı. Kısa çalışma, belirli süreli şu sözleşmesi gibi uygulamalar çalışma hayatına girerken, fazla çalışma kavramı da esnek hale getirildi. Geçici iş ilişkisi de getirilen yeni düzenlemelerden biriydi. Bu uygulamaların işverenler açısından işçi alımını kolaylaştırdığı belirtilen, işçi sendikaları da bu uygulamaların çalışan açısından hak kaybı olduğunu savunuyor.
Hükümetin, uygulamaya koyduğu çeşitli bölgesel kalkınma projeleri ve bu projeler aracılığı ile AB-Dünya Bankası desteği sağlanması da bölgesel yatırımları canlandırdı. Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı, Doğu Anadolu Projesi, GAP’ın tamamlanması için gerçekleştirilen kaynak aktarımı istihdamı canlandıran faktörler oldu, öte yandan hükümet Adıyaman, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Artvin, Bartın, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Çanakkale (Bozcaada ve Gökçeada İlçeleri), Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Gümüşhane,, Hakkari, Iğdır, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir , Kilis, Malatya, Mardin, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tokat, Trabzon, Tunceli, Van, Yozgat, Zonguldak, illerini birinci derecede kalkınmada öncelikli iller arasına aldı.
Hızlı Büyüme
2010 yılında güçlü bir toparlanma gösteren Türkiye ekonomisi 2011 in ilk yarısında da beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Bu nedenle Türkiye, performansıyla bütün dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. TÜİK verilerine göre 2011 yılı Ocak Mart döneminde GSYH yüzde 11 arttı. Türkiye böylece ilk çeyrek itibariyle dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. Türkiye’yi yüzde 9.9’la Arjantin ve 9.7’yle Çin takip etti. İkinci çeyrek verilere göre de Türkiye büyümede dünya ikincisi Avrupa da ise en çok büyüyen ülke oldu. Türkiye’nin yılın ilk yarısı itibariyle büyüme oranı ise yüzde 10.2 oldu. Aslında Türkiye 2001 krizinin ardından 2008 krizi hariç sürekli bir büyüme temposu içinde bulunuyor. Hatırlanacağı gibi Türkiye 2001 krizi sonrası yüzde 5.2 oranında küçülmüştü. Dönemin koalisyon hükümetinin uygulamaya koyduğu ekonomik program ve AK Parti hükümetinin bu programı istikrar içinde sürdürmesi, ekonominin hızla bir büyüme sürecine girmesine neden oldu.
2008 küresel krizinin etkisiyle yüzde13,8 oranında küçülen ekonomi 2010 da yüzde 8.9 büyüdü.
İhracatın EtkisiNitekim Türkiye İhracatçılar Meclis Başkanı (TİM) Mehmet Büyükekşi, işsizlik rakamlarında görülen düzelmenin büyümeyle bağlantılı olarak ihracat sayesinde gerçekleştiğini söylüyor. Büyükekşi, “Türkiye büyümeyle hem yeni arz olunan iş gücüne istihdam sağlıyor hem de mevcut işsiz havuzunu küçültüyor. Türkiye’nin uzun vadeli büyüme ve yatırım perspektifi için de yapısal bir dönüyüm görüyoruz. Gecen yıla göre değişime bakıldığında sanayide 161 bin yeni istihdam artışı sağlandığı ortaya çıkmıştır. Bu rakam Türkiye İhracatçılar Meclisinin her çeyrek açıkladığı İhracat Eğilim Anketi sonuçları ile de paralellik arz etmektedir. İhracatçılarımız, 2011 yılını son derece başarılı bir şekilde geçiriyorlar. İlk 8 ayda yakalanan yüzde 22 oranında ihracat artışı, ihracatçılarımızın çeşitli pazarlarda yaşanan sorunlara ve gelişmiş ekonomilerde yaşanan kriz ortamına rağmen son derece başarılı bir performans ortaya koyduklarını göstermektedirler. İhracatçılarımız, üretim olanaklarını arttırmış, yeni yatırımları devreye sokmuş, istihdama da pozitif anlamda katkıda bulunmuşlardır.” diyor.
Ulusal İstihdam Projesi
Bu gelişmelerin ışığında hükümet işsizlikle daha etkin mücadele edebilmek için Ulusal İstihdam Projesi’ni devreye sokmaya hazırlanıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis’te açıkladığı 61. Hükümet Programına göre, meslek edindirmek amacıyla her yıl ortalama 1,5 milyar lira harcanacak. Uzmanlaşmış Meslek edindirme Merkezleri (UMEM) projesi ile 5 yılda 1 milyon işsiz eğitimden geçirilerek, işe yerleştirilecek. Hükümet, işsizliği kalıcı bir şekilde çözmek üzere 22 somut hedef ve 102 tedbirden oluşan İstihdam Stratejisi uygulayacak. 4 ana ayaktan oluşan strateji eğitim-istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi, işgücü piyasasının esnekleştirilmesi, kadınlar, gençler ve dezavantajlı grupların istihdamı, istihdam sosyal koruma ilişkisinin güçlendirilmesi olarak belirlendi.
Bu çerçevede getirilen yeniliklerden biri de “Meslek Danışmanı” sistemi. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)’a kayıtlı her işsizin bir iş ve meslek danışmanı olacak. Bu danışmanlar mesleksiz tüm iş ve iş arayanlara mesleğe yönlendirme ve iş bulma hizmeti sunacak. Bu amaçla İŞKUR 2011 yılında 2 bin 2012 yılında 2 bin olmak üzere toplam 4 bin sözleşmeli İş ve Meslek Danışmanı istihdam edecek.
Vergi Yükü Optimum Düzeye Getirilmeli
Seçim sürecinin ardından başlayan Ulusal İstihdam Stratejisi çalışmalarıyla istihdam politikalarına yönelik temel eksenlerin tespit edildiğini söyleyen Sosyal Güvenlik Uzmanı aşar Taşdemir ise süreci şöyle değerlendiriyor;
“Kıdem tazminatı fonu kurulması, esmen çalışmanın önünün açılmamsı, bölgesel asgari ücret uygulamasına geçilmesi, mesleki eğitimin özel sektöre devredilmesi, kadınlara çocuk bakım desteğinin getirilmesi ve genç istihdama pirim indiriminin devamına yönelik çalışmalarının yürütülmesi Ulusal İstihdam Stratejisi’nin temel hedefleri olarak gözüküyor. Tespit edilen temel hedefleri aktif ve pasif işgücü politikalarıyla birlikte değerlendirmek gerek. Burada unutulmaması gereken temel uygulamalardan biri de istihdamın üzerindeki vergi yüklerinin optimum düzeye getirilmesi. Bölgesel asgari ücret uygulamasına geçilmesi sürecinde bu çalışmanın da beraberinde yürütülmesi kanaatindeyim. Siyasi karar mekanizmasının yapısal reformlardaki kararlılığı ile işsizlik politikalarında yol alınacağını düşünüyorum.
49.4 Milyarlık Fon Ayrıldı
Hükümet devreye sokacağı Ulusal İstihdam Strateji için, İşsizlik Sigortası Fonunda biriken 49.4 milyar liralık kaynağın önemli bölümünü değerlendirmeyi planlıyor. Buna göre işsizlikle mücadelede şu önlemler alınacak.
Mesleki Eğitime Teşvik
Mesleki eğitim programları hem teşvik edilecek. Mesleki eğitim programları sürdüğü 6 ay boyunca katılımcı gençlere ücret verilecek. İŞKUR’un organize edeceği programlar kapsamanda yılda 200 bin kişi olmak üzere beş yılda toplam 1 milyon kişinin eğitilmesi hedefleniyor. İŞKUR’a mesleki eğitim programının daha etkili olmamsı için kaynak aktarılacak,2009-2011 Mart döneminde mesleki eğitim programlarına 363 bin kişi katılmıştı. Bunların yaklaşık 84 binine istihdam sağlandı. Eğitimler için toplam 465 milyon lira kaynak kullanıldı. Mesleki eğitime ayrılan 1.4 milyar liranın tamamını 2011 sonuna kadar kullanılacak.
İstihdam Yükü Azalacak
İşletmelerin üzerindeki istihdam yükünü azaltacak çalışmaların artırılmasına karar verildi. Bunun için şirketlere yönelik istihdam odaklı bir teşvik sistemi hazırlanacak. Kadın istihdamını artırmaya yönelik olarak şirketlerde çocuk bakımevleri ve kreş bulundurulması için teşvik verilecek.
Farklı başlıklar altında toplanan istihdam teşvikleri tek kalemde toplanacak. Kadın ve gençlerin istihdamında kademeli prim teşviki, 5 puanlık prim indirimi, özürlülere prim desteği gibi uygulamalar tek çatı altında toplanacak. Böylece, teşviklerin istihdama katkısı artırılmış olacak.
Halen uygulamakta olan kanuna göre şirketlere yarattıkları istihdam için 5 puanlık prim indirimi var. Bu uygulama devam edecek Özürlü vatandaşların priminin hazine tarafından ödendiği sitem devam edecek.
50 Bin Geçici İşçi Alınacak
İŞKUR’a kayıtlı işsizler arasından Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 23 şehirde 6 ay çalışacak 50 bin geçici işçi alınacak.
İş bulmakta güçlük çeken kadınlar, gençler ve özürlüler gibi dezavantajlı grupların istihdamına öncelik verilecek. Kadınların çalışma hayatına katılımını artırmak için çocuk bakımevleri ve kreşler devreye sokulacak.
Özel Teşvik Verilecek
Doğu ve Güneydoğu’daki 20 il,ilçeleri ile birlikte istihdam açısından özel teşvik kapsamına alınacak.
Taşeron Koşulları
Taşeron çalışan işçilerin tatil imkanı, çalışma saati ve tazminat hakları bulunmuyor. Taşeron işçilere örgütlenme başta olmak üzere bu tür sosyal haklara sahip olmalarının yolu açılacak.
Türkiye’de zorunlu deprem sigortası kapsamına giren 13 milyon konutun sadece 3,5 milyonunun poliçesi var. Bu sayıyı orta vadede 5,5 milyona çıkarmayı hedefleyen Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) yarışmalar düzenliyor, tanıtım çalışmaları yapıyor ve sosyal ağlarla sigortalılara ulaşmaya çalışıyor.
milyonunun poliçesi var. DASK, bilinçlendirme çalışmaları ile zorunlu deprem sigortası kapsamına giren 13 milyon konutun sadece 3,5 milyonunun poliçesi var. DASK bilinçlendirme çalışmaları ile zorunlu deprem sigortası poliçesine sahip konut sayısını orta vadede 5,5 milyona çıkarmayı hedefliyor. Bunun için de yarışmalar düzenliyor, tanıtım çalışmaları ve sosyal ağlarla sigortalılara ulaşmaya çalışıyor.
Türkiye 236 ülkeye 11 bin 717 çeşit mal ihraç ediyor. İhracat rotasını dünyanın farklı noktalarına yönelten ihracatçılar, üretim yapılarını da değiştiriyor. 2002 yılında toplam ihracat içinde doğal kaynağa dayalı ve düşük teknoloji ürünlerin payı %63’tü. Bu oran geçtiğimiz yıl %56’ya düştü. Buna karşılık toplam ihracatta orta ve ileri teknoloji ürünlerin payı %44’e yükseldi.
Evlilik süreci nişan yüzüklerinin satın alınmasıyla başlıyor. Sonrasında ise liste; nikah işlemleri, düğün mekanı seçimi, gelinlik, damatlık, balayı diye devam ediyor. Türkiye’de her yıl ortalama 650 bin çift evleniyor. Düğün maliyeti ise en az 10 bin TL olarak hesaplanıyor. Bu da milyar TL’lik bir ‘evlilik pazarı’ yaratıyor.
düğün pastası maketini icat etti. Gerçek pasta gibi görünen 6-7 katlı bir pasta, gelin ve damadın önüne servis ediliyor.böylece düğün pastası süsleme masrafından feragat edilmiş olunuyor.
Gelin Saçı 750 TL’den Başlıyor
Türkiye’nin bu yıl hem turizm gelirlerinde hem de turist sayısında artış bekleniyor. Turizmciler sezonda 30 milyon turist ve 22.5 milyar Amerikan Doları turizm geliri hedefliyor. Hedefleri tuttuğu takdirde, 22 milyar dolar döviz girdisi sağlanan 2008 yılını geçmiş olacaklar.





